Bugün yapılan banka promosyon görüşmeleri öncesinde Türk Eğitim Sen’in gözlemci olmasını polis ile engellemeye çalıştılar. Basın mensuplarını da toplantıya dahil etmediler. Türk Eğitim Sen dışında hiçbir sendika yoktu.
Bir aydır gündemimizde olan Afyonkarahisar Merkez ve Merkeze bağlı köy, beldelerde bulunan eğitim çalışanları ile çeşitli ilçelerde işçi kadrosunda bulunan, toplamda da 6050 çalışanı ilgilendiren banka promosyonu için yapıcı, katkı sağlayıcı anlayışla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne resmi olarak 6 Kasım'da müracaat ettik. Konuyla ilgili katılımcı, çalışanların fikrini alan bir anlayışla süreç yürütülsün istedik. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, “Merak etmeyin, her şey şeffaf olacak, sizleri dikkate alacağız” dedi, ama sendika görünümlü kamu yöneticilerini tahakkümü altına alan sözde sendikanın enaniyet ve kibir duygusu karşısında boyun eğdiklerini, sözlerini tutmadıklarını gördük. Şartname hazırlanmış, bankalara dağıtılmış, üzerinden de yaklaşık 15 gün geçmiş olmasına rağmen sözde şeffaf olan Milli Eğitim ve yetkili sendika kimseye bilgi vermiyor. Akıllarınca her şeyi sessizce hallettik diyerek oldu bittiye getirecekler. Elbette ki bunu kabul edemezdik. Bu işlerden sorumlu şube müdürü şartnameyi bankalara verdik dedi. Verdiği sözleri hatırlatmak ve sürecin detayını öğrenmek için İl Milli Eğitim Müdürünü aradık, telefonumuza cevap veril(e)mediği gibi geri dönüşte yapılmadı. Anlaşılan verebilecek cevabı yoktu. Biz de “yetkili sendikanın sözünden çıkamıyorum” gerçeğini söylemesini bekleyemezdik. Bunun üzerine şartnameyi yayınlatmak için gece Twitter üzerinden eylem yaptık. Sayın Vali, Sayın Bakanlık yetkililerinin tepkisi üzerine eylem gecemizin sabahında apar topar gerçek olmayan ifadelerle açıklama yapmak zorunda kaldılar. Fakat ellerinde olan şartnameyi hemen yayınlamayıp öğle saatine bıraktılar. Bu durum hiçbir şey olmamış gibi görünse de bir şeylerin olduğu kanısını oluşturdu. Yayınlanan şartnamede tutarsızlıklar hemen gözümüze çarptı, ihalenin komisyon başkanı bir yerde başka isim, diğer yerde başka isim, yıllık nakit akışı bir yerde başka diğer yerde çok başka bir rakam. Anlaşılan bizim gece yaptığımız Twitter eylemi beklenmeyen bir baskın olmuş. Bir şeyleri toparlama amacıyla hareket edilmiş ama acemice olmuş. Biz şartnamenin hatalarını, eksiklerini kamuoyu ile paylaştık. Şubat’ta bitecek anlaşmaya neden Ocak’ta değil de Aralık’ta ihale yapacaksınız, sebebini açıklayın bilelim dedik. Yine ses yok. Biz de Sine-i Eğitim Çalışanlarına döndük, anket yaptık. Sonuç yaklaşık 1500 kişinin katıldığı anketten %92 Ocak, %8 Aralık çıktı. Hak sahiplerinin kararına uyun dedik, uymadılar. Olabilecek maddi kaybın sorumlusu Yetkili Sendika ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’dür dedik.
Şeffaflıktan dem vuran İl Milli Eğitim Müdürlüğü bizi arayarak promosyon ihalesinde bizi gözlemci alamayacaklarını, yayın yapacaklarını ifade ettiler. Bak hele bak! Milli Eğitim yetkililerine biraz yüklenince zorlarına gitmiş anlaşılan diye düşünüyorduk ki, yanılmışız. Çünkü sorun büyümesin diyen Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri sendikalar gelsin diyor ama kibir ve enaniyeti boyundan büyük olan yetkili sendika temsilcisi olmaz diye tepiniyor! Milli Eğitim ise muhtemel siyasi baskıları da göze alamayarak her zamanki gibi teslim oluyor. Problemi çıkaran ve sorumlusu Afyonkarahisar Eğitim Bir Sen Şube Yönetimi, fakat yasal olarak ihalenin sorumlusu ve tabir yerindeyse dayak yiyen Milli Eğitim Müdürlüğü. Milli Eğitim Müdürlüğü bu meselede asla hatasız değildir. Sürecin krize dönmesini engellemek için diyalog kapısını korkularından kapatmasalardı, bunların hiçbiri yaşanmazdı. Gerçek ve liyakatli yöneticilerin kalitesi de kriz dönemlerinde belli olur.
Ve şunları sormak istiyoruz:
-
Bizim ısrarımız ile bir önceki promosyon yenilenme ihalesi yapılmıştı, tüm sendikalar da orada gözlemciydi, şimdi ne değişti? Müdür aynı müdür, diğer yöneticiler aynı yönetici. Bu davranışınızla tutarsızlık göstermiş olmuyor musunuz?
-
Daha geçen hafta Çay ilçemizde promosyon ihalesine diğer sendikaları almak istemediler. Ben Sayın Milli Eğitim Müdürünü, Milli Eğitim Müdürlüğünden sorumlu Vali Yardımcısını telefonla arayıp konuyu çözmelerini istedim. Siz de Sayın Vali Yardımcısının talimatıyla diğer sendikaların girmesini sağlamadınız mı? Bir haftada ne değişti? Bu nasıl ilkesizlik, bu nasıl duruş bozukluğu?
Konuyla ilgili olarak Sayın Valimiz zaten bilgi sahibi, Sayın Vali Yardımcımız bilgi sahibi ve bizden katılma hakkımızın gerekçelerini belirten dilekçe istendi, biz de verdik. Üzülerek görüyoruz ki Valilik de sessizliğe büründü, gereğini yapmıyor.
Biz Türk Eğitim Sen’iz. Bizi yok sayanlar kendilerinin yok olacağı zamanı beklesinler. Kibir içerisinde boğulup gideceksiniz, bu da çok yakındır.
Bir çift sözümüzü de makam sahiplerine; oturduğunuz makam koltukları tekerleklidir ve her zaman kaymaya müsaittir. Nokta kadar menfaat için ikiye bükülüp eğilmeniz boşunadır. Bir kararnameyle geldiniz başka bir kararname ile de gideceksiniz. Aslolan arkanızda iyi izler bırakabilmek ve güzel işlerle anılmaktır. Aynı hataları yapan, aynı şekilde malum sendikanın emrine giren sizden önceki yöneticilerin nasıl anıldığını sizler de iyi biliyorsunuz.
Şeffaflık sözünden girip sendikaların gözlemciliğine katlanamayan, yıllardır mücadelesini verdiğimiz ve başardığımız şartname yayınlanmasını ve online yayını sağlayan biz olduğumuz halde üyelerini yalanla kandıran yetkili sendikanın üyeleri kibir abidelerine üyelikten istifa ederek sağlam bir ders vermelidir. Bunlar başka türlü anlamazlar.
Eğitim çalışanlarını tatmin eden bir anlaşma yapılmasını yürekten diliyoruz. Aralık ayında ihalede ısrar edenler, Ocak'ta bizim aldığımız rakamdan daha yüksek rakam çıkmaması için dua etsinler. Aksi takdirde aradaki farkın Yetkili Sendika ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce ödenmesi için her seferinde hatırlatacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türk Eğitim Sen'in banka promosyon görüşmelerinde gözlemci olarak yer almalarının engellenmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Eğitim çalışanlarının haklarını korumak ve adil bir süreç yürütmek adına yapılan bu açıklama, kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyor. Yetkililerin bu konuda daha şeffaf ve katılımcı bir yaklaşım sergilemesi, çalışanların güvenini kazanmak açısından büyük önem taşıyor.
Yorumlar
Yorum Yap